Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Tiyatro Kulübü
Sevgili Dostlar,
18 Mayıs 1997, Cumartesi günü kulübünüzün ?Üç Kuruşluk Opera? isimli müzikli oyununu keyifle izledik. Son derece mükemmel tasarlanmış, yönetilmiş ve oynanmış bir oyunu izlemenin mutluluğunu yaşadık.
Oyun bittikten, sizler otobüslerinize binip gittikten sonra burada kalanların kafalarında türlü sorular dolaşmaya başladı
1. Daha dekoru kurmaya geldikleri bir gece öncesinden başlayan ve oyun bitip de kamyona son dekor parçası yerleştirilinceye kadar devam eden bu ekip disiplini nasıl sağlanabilmişti?
2. Herkes Ankara?ya dönüş yolculuğuna başlamadan tam önce, iki kız, bir erkek üç genç arkadaşın ellerinde torbalarla kulis kantinine gelip çöplerini toplamaları, o mekânı buldukları gibi bırakmalarını sağlayan ?iç güdü? toplumumuzun tü m kesiminde vardı da biz mi bilmiyorduk, yoksa bu da ekip disiplininin, ODTÜ Tiyatro Kulübü geleneğinin bir parçası mıydı?
3. Oyunun ana dekorunu oluşturan metal platformu kurarken, ses düzenini, müzik aletlerini, ışıkları hazırlarken bu son derece verimli koşuşturma, ama bir sessizlik; bu nasıl gerçekleştirilebilmişti?
4. Oyunda eşlik eden orkestranın şarkıların sakin veya gürültülü bölümlerine göre volümünü son derece yetkin bir şekilde ayarlayabilmesi Türkiye?de bunu gerçekleştirebilmenin mümkün olabileceğini mi anımsatıyordu bizlere?
5. Yine orkestranın parçası bitince eller, vücut nerede kalmışsa, bir sonraki müzik parçasına gelinceye kadar öyle durabilmek, yani aşağıda oynanan oyundan sahne çalmamak bilinci kendiliğinden mi oluşmuştu? Böyle bir bilinçte olan insa nlar var mıydı?
6. Kuliste provalar sırasında veya oyun sırasında antrelerini bekleyen o temiz, çekingen genç oyuncuların sıraları geldiği zaman sahneye fırlayıp örneğin randevu evi sahnesini canlandırırken hepsinin birer ?canavar? kesilmelerini, roll eri bitip, yerlerine geri döndüklerinde de yine eski çekingenliklerine dönmelerini izledik. Sahne üzerindeki bu değişimlerini -profesyonellere benzeri bir heyecanı en azından oynamalarını salık verdiğimiz- sağlayan hangi bilinçti?
|