mhtml xmlns:v="urn:schemas-microsoft-com:vml" xmlns:o="urn:schemas-microsoft-com:office:office" xmlns:w="urn:schemas-microsoft-com:office:word" xmlns="http://www.w3.org/TR/REC-html40"> ODTÜ OYUNCULARI

Ana Sayfa

Tarihçe

Basından

Albüm

Şenlik

 

 

 Türkiye Amatör ve Üniversite Tiyatro Toplulukları

 

 

 

 

        

BALKON

 



JEAN GENET ve BALKON

 

 Hayat  Öyküsü

 Piç

1910 bir piç olarak doğdu. Yedi aylıkken, annesi onu kimsesizler yurduna bırakıp terketti. 1911’de bir ailenin yanına yerleştirildi ve katolik olarak yetiştirildi. Gönderildiği zanaat okulundan kaçınca, bakımını tekrar kimsesizler yurdu üstlendi. Oradan da bir çok defalar kaçtı ve çeşitli suçlar işledi.

 

 Hırsız ve Mahkum

On yaşında “hırsız” damgası yedi. On beş yaşındayken hapishaneyle tanıştı. Mahkeme kararıyla reşit olana kadar kapatıldığı Mettray Çocuk Cezaevi’nden ayrılabilmek için kurasından once askere yazıldı. Şam’da ve Fas’da bulundu, daha sonar firar etti. Sahte kimliklerle Avrupa’da dolaştı. Serserilik, kimlik sahtekarlığı, özellikle de hırsızlık ( en çok da kitap hırsızlığı) suçlamalarıyla defalarca hapse atıldı ve sınırdışı edildi.

 

Yazar

Kitap çalmaktan tutukluyken ilk şiiri “İdam Mahkumu”nu yazdı. Yine hapisteyken yazdığı ilk romanı “Çiçeklerin Meryem Anası ” ı, Andre Gide , Jean Cocteau ve Jean-Paul Sartre’ın başını çektiği yazarlarca ilgiyle karşılandı ve bu yazarların verdiği bir dilekçe üzerine cumhurbaşkanı tarafından affedildi. Sartre’ın ona adadığı altı yüz sayfalık denemesi “Aziz Genet: Oyuncu ve Kurban”ın yayımlanmasından sonra bir süre yazmayı bıraktı ve sessizliğe gömüldü. Genet, bu kitabın kendisinde bir boşluk yarattığını; çünkü bir başkası tarafından hiç gözetilmeksizin çıplak bırakıldığını söyler. Ama bu boşalma, onu tiyatrosuna götüren zihin yoğunlaşmasına imkan sağladı. “ Bu sefil durumda ” altı yıl kaldıktan sonra onu çağdaş oyun yazarları arasında en önde gelenlerden biri yapan üç oyununu, “ Balkon ”u, “ Zenciler ”i ve “ Paravanlar ”ı yazdı. 1964’te edebiyatı bıraktığını bildirdi.

 

Direnişçi

1967’de onun için yeni bir dönem başladı. Mayıs 68 olayları ve öğrenci ayaklanmasının çoşkusuyla ilk siyasi makalesini yazdı. ABD’ye gitti ve Amerikan solunun Vietnam Savaşı’na karşı yaptığı büyük gösterilere katıldı. Paris’te, Cezayirli ve Faslı göçmenlerin lehine çok sayıda gösteride yer aldı. 1970’de siyah halkın kendi kaderini belirlemesi için mücadele eden paramiliter Amerikan örgütü Kara Panterler’e destek vermek üzere Amerika’nın pek çok yerinde üniversitelerde ve basın karşısında sayısız konferans verdi. Filistin Kurtuluş Örgütü’nün kamplarını ziyaret etmek için Ürdün’e gitti ve orada altı ay kaldı. ABD’ye giriş vizesi verilmeyen ve Ürdünlü yetkililerce sınırdışı edilen Genet, Fransa’ya döndü. Çok sayıda makale yayımladı. Filistin kamplarında ve Kara Panterler’in yanında kaldığı dönemleri anlatan bir kitap yazmaya başladı, ancak defalarca bırakıp tekrar yazmayı denediği bu kitabın yayımlandığını göremeden 1986 yılında öldü. Yaşamı boyunca rahatlamaktan takıntı derecesinde korkan ve en zengin olduğu dönemde bile bir kaç kitabı, gömleği, bir çalar saati ve valizinden başka hiçbir şeye sahip olmayan Genet, isteği üzerine Fas’ta, bir yanında hapishane, diğer yanında bir “genelev” bulunan bir mezarlığa gömüldü.                                                                    

                                                             

 

Tiyatrosu

“Benim tiyatrom pis kokuyorsa bu diğerleri güzel koktuğu içindir.”

Genet’nin anti tavrı, tiyatrosunda da kendini gösterir. Tiyatroyu sevmediğini söyler, kuklaların tiyatroculardan daha iyi oynadığını düşünür. Ancak bunları, orayı ve o zamanı düşünerek söylediği kesindir. Bunun bir kanıtı da başka bir tiyatronun olabilirliğini anlatma çabasındadır. O, “dramatik eylemi öğretim amacına dönüştüren, siyasete, dine, ahlaka veya herhangi bir şeye bağlı kaygılarla dolu”  bir tiyatro yerine   “belki de henüz keşfedilmemiş olan yegane erdemi veya eylemleriyle ışıldayabilecek” bir tiyatro tasarlar. Oyunlarını topluma karşı yazdığı kadar kendine karşı da yazdığını söyler. “oyunlarında izleyiciyi tiksindirerek, rahatsız ederek, şaşırtarak ve irkilterek onların ikiyüzlüklerini açığa çıkarmaya çalışmış ve toplumun her kesimindeki, siyasal ve toplumsal her tür sahteciliğe acımasızca saldırmıştır.” “Genet’in tiyatrosu baştan aşağı bir başkaldırı tiyatrosudur. Toplumun dışlanmışlarının düş dünyasıyla uğraşırken insanın durumunu, yabancılaşmasını, anlam ve gerçeği boşuna arayışını deşer.”

                                                        

Balkon Üzerine  

 

“Balkon, , imge ve yansımanın yüceltilmesidir.Anlamı  -hiciv özelliği taşısın taşımasın- ancak bu şekilde ortaya çıkacaktır.”

 

Genet, Balkon’da toplumu, insanların düşlerini gerçekleştirdiği bir genelev olarak tasarlar. “Büyük Balkon” adındaki bu randevuevi, aynı zamanda cinsellik ve iktidarla ilgili fantazilerin tatmin edildiği bir yanılsamalar evidir.Bir tiyatro kimliği de taşıyan bu aynalar mekanında “oyuncular”* kahramanlıklarını çoğaltırlar.

 

* “Yukardakiler” –bürokratlar, yönetici, soylu-elit sınıf

 “Ortadakiler”- Modern yaşamın giderek şişkinleşen katmanı – sistemin koruyucuları,       bekçiler, gardiyan, emniyet müdürü, polis, jandarma

“Alttakiler” – suçlular, fahişeler, hizmetçiler, kadınlar, sömürgeler

Tüm alttakiler itildikleri bu dışlanmışlık konumu gereği, hepsi “erk”e, egemen ideolojiye gore her daim tanımlanmış, sömürgeleştirilmiş bir ötekilik bağlamına hapsedilmiştir.

 Oyunda, hapsedilmemiş ve henüz tanımlanmamış, oyun mekanının “dışında” bırakılmış bir isyan ve onu simgeleştiren isyancılar vardır.

 

Yadsıyanı Yadsımak

Genet, sadece gelecekçi ideolojilerin birincil hedefi olan  Yukardakiler”le değil, tabi olan toplumla , ezilenler, yönetilenler katıyla da hesabını görmekten geri durmamaktadır. Varolandan hareket eden yani verili olana göre kendini tanımlayıp verili olanın sınırlarında ve koşullarında hak talep edenler de hesaplaşmadan bağımsız tutulmamaktadır. Kendini “yukardakiler”e göre tanımlayan (bu bir yadsıma bile olsa, bir İSYAN bile olsa) da en az “yukardakiler” kadar vahşi bir ahlakın sözcüsü olarak görülmektedir Genet’de.

 

 

                                                                        

tiyatro@metu.edu.tr

Tel: 0312 210 22 59

Son Güncelleme: 20 Ocak 2007

 

 

 

 

Şenlik ‘07

20–29 Nisan 2007

ODTÜ Mimarlık Amfisi

 

Şenlik ’07 Programı